• İki frene birden kademeli olarak basılır. İkisine de eşit güçle ama boğarcasına değil. Bu ilk adımdır. Sürücünün beden ağırlığı öne kayar ve ön süspansiyonlar üzerinde ilave bir baskı yaratır. Neticede ön lastik yol yüzeyini daha fazla ısırmağa başlar. Şimdi önde daha fazla ağırlık var. Bu safhada arka freni ya tamamen yada büyük oranda bırakınız ve ön fren üzerindeki sıkma kuvvetinizi artırınız. Bu durumda ön %100 arka % 0 da olabilir yada %85 ve %15 de olabilir ama arka %15 den daha fazla sıkılı olmamalıdır. Elbette bu rakamlar temsilidir. Sürücünün bunu matematik bir kesinlikte uygulaması olanaksızdır. >Motor yavaşlar ve frenleme ile devreye soktuğunuz güçlerin etkileri de hafiflemeğe başlar. CV=mv2/r. CV; dönüş gücü, m; kütle, v2; hızın karesi ve r; çap(dönüş). Yani burada oluşan enerji motosikletinizin hızının karesiyle doğru orantılıdır. >Ön taraf süspansiyonlar üzerinde yükselmeğe başlar.
  • Ön tekerde kilitlenme olmasın diye ön freni gevşetmeğe başlarsınız ve arka fren üzerindeki baskıyı tekrar artırırsınız.

Ön freni kullanmak duruş gücünün %70 demektir ama genellikle bu freni çeşitli nedenlerle doğru kullanmayı bilen çok az sürücü vardır. En önde gelen sebep korku ve yanlış eğitimlerdir. Sürücüler kaza yapmasın diye temel kurslarda kullanılan abartılı cümlelerle kişilerin şuuraltına yerleşen aşırı korku hissi ileri safhalarda sürücünün kaza yapmasına sebep olabilmektedir. Acil durumda kişi şuuraltına yerleşen bilgiler doğrultusunda ilk tepkisini verir.


Olayın ilk safhası önün çökmesidir çünkü ağırlık öne kaymıştır. Bu çökme olayı ön tekere ilave bir ağırlık aktararak, doğal neticesi olarak ilave bir tutuş gücü sağlar. Ön freni sıkmağa devam ettikçe öndeki ağırlık artacaktır. Sonuçta bir çok motor tipinde ağırlığın neredeyse tamamı ön teker üzerinde toplanmış olacaktır. Bu noktada siz frenlemenin sınırındasınız demektir. Freni sıkmağa devam ederseniz şikayetler başlar.

Bu nokta maksimum frenlemenin son noktasıdır. Ön teker bir an saliselik sürelerde dönmeyi keser ve tekrar döner. Lastik birkaç cm kayar ve tekrar kendini toplar. Bu durum birkaç kere tekrar edebilir ama ön teker kilitlenip kalırsa sonuç kötü olur.

Aşırı kilosu olan insanların yüksek süratlerde 50-60 km ve üstü maksimum frenleme esnasında olabildiğince dizleriyle tankı tutarken dirseklerini kırıp belden öne doğru kapanması gereklidir. Bu hareket hem sürücünün, dizlerle tank sıkılı iken öne eğilme hareketi nedeniyle, sele üzerinde kalçasını geriye atacak ve hem de bedeninin tüm ağırlığının elcikler vasıtasıyla öne kaymasını azaltacaktır.


Kapanmak ayrıca motosikletin ağırlık merkezini de aşağı çekecektir. Bilhassa aks açıklığı(iki tekerin merkezleri arasındaki mesafe) kısa olan spor tip motorlarda, çekim ve atıl kütlenin itiş gücünün merkezi birleşim noktası ön tarafa daha yakın olduğundan, bu kapanma olayı daha fazla olumlu etki yaparak stopy(motorun ön teker üzerinde arkanın kalkarak dikilmesi) durumunu nispeten önleyecektir.

ABS li motorlarda teker kilitlenmesi olmaz ancak bu defada kilitlenmenin yerini ABS nin devreye girerek fren disklerini açıp kapatarak tutmanın sekme neticesi gevşetilmesi olayı devreye girer. Frenler nasılsa ABS var diye düzgün kullanılmazsa bu yapı nedeniyle duruş mesafesi uzayacaktır. Yani her durumda frenleri aynen gazı kullanır gibi çok hassas bir tarzda komuta etmeyi öğrenmiş olup bu alışkanlığı kazanmış olmak motosiklet sürüş güvenliği açısından şarttır. Bilhassa maksimum frenleme talimleri sürekli olarak yapılmalı, her süratte yapılmalı ve sadece temel eğitiminiz esnasında yapılan talimlerle yetinip bunların üzerinde yatılmamalıdır.

İlginizi çekebilecek diğer konular
: