Kırık, kemik düzgünlüğünün bozulması olayına denir. İki şekilde olabilir, kapalı kırıklar ya da açık kırıklar diye,

Açık kırıklarda kırılan yerin üzerindeki deri yapısıda bozulur ve kemik uçları dışarıya çıkar.

Kapalı kırıklarda ise dışarıdaki deri bütünlüğü, doku bütünlüğü, kas bütünlüğü bozulmaz ama içteki kemik bütünlüğü bozulur.

Burkulmalar eklemlerin anlık olarak yer değiştirip yine aynı zaman içerisinde yerine oturmasına denir.

Çıkıklar ise çıkan eklemin çıktığı yerde kalıp bir daha geriye dönmemesidir.

Kapalı kırıklarda biz dıştan baktığımızda burkulma, çıkma, veya kırılmayı ayırmak gibi bir yeteneğimiz malesef yok. Ancak sağlık kuruluşna gidip röntgen çekerek kırık, çıkık yada burkulma olduğu anlaşılabilir. O yüzden biz bütün doku bozulmalarını ya da bütün hassasiyetlerde kırık olduğunu düşünüyoruz ve kırık gibi müdahale yapıyoruz. Kırık bölgesini sert ve düz bir cisimle (örnek olarak; dergi olabilir, tahta parçası olabilir, metal olabilir, plastik olabilir diye söyleyebiliriz) onunla sabitliyoruz ve önemli olan o bölgenin hareketsizliğinin sağlanmasıdır. herhangi bir cismi kırılan bölgenin altına koyarak üzerini bir bez ile sarıyoruz ki sabitlenme tam olsun. Sabitlemelerde mutlaka bir üst eklem ve bir alt eklem atel içine alınıyor yani kolumuzun tam ortasında bir kırılma var ise bir kere bilekten ve bir kerede dirsekten olmak üzere kolumuz sabitleniyor. Çünkü hiçbir şekilde kırılan bölgenin hareket etmemesi gerekiyor ve hareket ettiği anda kazazedemiz çok fazla ağrı duyacaktır ve bizde o ağrıyı duymsması için çalışıyoruz.